More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Halil ibrahimPhotosProfileFriendsBlog Tools Explore the Spaces community

Blog

    March 28

    .

    108121 Dostu düşmanı MSN'de tanıyın...

    Sizi listesinden silen kim ? Kim sizi engellenenler listesine eklemiş ? Birkaç tıklamayla her şey ortaya çıkacak.


  • Live Messenger'ın dünü ve bugünü
  • MSN Messenger'dan Live Messenger'a
  • Listemde kim beni silmiş?
  • Beni kim engellemiş?
  • Messenger'a giremediğimizde ne yapabiliriz?
  • Live Messenger ve Hotmail paralı olacak mı?
  • Cep telefonunda MSN
  • Hesap kapatma
  • 7 adımda güvenlik

    MSN Messenger, Microsoft tarafından 1999 yılında geliştirilen bir hızlı mesajlaşma yazılımıdır. 1999'dan bu yana pek çok sürümü çıkan MSN Messenger, bugün 8.5 sürümüyle bilgisayarlarda kullanılıyor. Microsoft, önceleri bu yazılımı çıkarırken sadece ev kullanıcılarını hedef alsa da, zamanla kitlesi genişleyerek dünya genelinde tam bir fenomen oldu. 2006 yılının Şubat ayında ise MSN Messenger'ın ismi Windows Live Messenger şeklinde değiştirildi ve Microsoft'un Windows Live online servislerinin bir parçası oldu.

    Live Messenger'ın dünü ve bugünü :

    MSN Messenger 1.0 sürümü 22 Temmuz 1999'da piyasaya çıktı. Sunduğu özellikler ise bugünkü sürüme göre oldukça azdı. Yapabildiği sadece hızlı mesajlaşmayı sağlamasıydı, bunun dışında hemen hiçbir özelliği içinde barındırmıyordu. Birincü sürümü ilk çıktığında America Online'ın AIM Network'üne erişimi sağlayabiliyordu. Ancak bir süre sonra America Online, Microsoft'un bu yazılımını kendi network'lerine olan erişimini bloke etti ve aralarında bir bağlantı kalmadı. Daha sonra çıkan sürümlerinde de ikili arasında bir daha böyle bir ilişki kurulmadı.

    16 Kasım 1999 yılında çıkan 2. sürüm konuşma ekranını özelleştirmeye imkan tanıyordu. Daha sonra Windows ME, içinde MSN Messenger 2.0'ı barındırmaya başladı.

    29 Mayıs 2000 tarihinden itibaren MSN Messenger 3 karşımızdaydı. Bu sefer karşımıza daha farklı özelliklerle donatılmış halde geldi: Dosya transferi, sesli konuşma gibi bugün gayet normal sayılabilecek yetenekleri, o günlerde piyasaya bomba gibi düşmüştü.

    4.6 sürümünde isim değişikliğine gidilerek MSN Messenger Service olan eski ismi sadece MSN Messenger'e çevrildi. Ancak bu sürüm sadece Win 9x, ME, NT ve 2000 işletim sistemleri altında çalışabiliyordu. Daha sonra çıkacak sürümler ise Windows XP'yi destekleyecekti.

    5. sürümde kullanıcı arayüzüne daha fazla önem verildi. Görsellik anlamında bir ilerlemeyle beraber yazılım artık Windows XP altında çalışabiliyordu. Ancak Windows 95 bu yeni sürüme yetmeyecekti.

    MSN Messenger'dan Live Messenger'a :

    23 Ekim 2003'de piyasaya çıkan ve sohbete yeni bir soluk getiren MSN Messenger 6 ile artık smileyler (yani yüz ifadeleri) de hayatımıza girmeye başladı. Bugün için vazgeçilmez olan bu smileyler , bu sürümle yazılıma ilk defa entegre edildi.

    7. sürüm ise varolan özellikleri daha da genişletti. Animasyonlu görüntüler, arkaplan renkleri daha da çeşitlendirildi. 7.5 sürümüne ulaştığında ise artık MSN Messenger dünya genelinde iyice yayılmıştı ve Windows XP altında rahatça çalışabiliyordu.

    Bu sürümden itibaren artık MSN Messenger yerine Windows Live Messenger ismi hayatımıza girdi. Bugün Windows Live Messenger'in 8.5 sürümünü sistemlerde kullanabiliyoruz.

    Görüldüğü gibi, MSN Messenger da sıfırdan başlayarak ve pek çok aşama kaydederek bugünlere geldi. Simgesi ve ismi değişti; yine de kendi alanında hala bir numara.

    Listemde kim beni silmiş?

    Messenger'la ilgili merak edilenlerin en başında şüphesiz kişi listemizdeki birisinin bizi listesinden silip silmediğini öğrenmek geliyor. Normalde Discover gibi üçüncü parti yazılımları olmadan silindiğimizi anlamanın yolu yok gibi görünse de aslında kazın ayağı öyle değil. Kendimiz hiçbir ekstra yazılım yüklemeden, Live Messenger açıkken bunu kendimiz sorgulayabiliyoruz. Nasıl mı? İşte ayrıntılar...

    Öncelikle Windows Live Messenger açıkken Araçlar/Ayarlar kısmına girip soldaki seçeneklerden Gizlilik'e giriyoruz. Gizlilik'teyken karşımıza iki bölüm çıkıyor: Birisi engellenenler listesi, diğeri ise izin verilenler. İzin verilenler listesine şöyle bir göz atıyorsunuz ve sizi silmiş olabilecek birine bakarak bunu teyit etmek istiyorsunuz. Bunun için izin verilenler listesinden o kişinin mailini veya ismini bulun. Bu adımdan sonra bu kişi seçiliyken sağ tıklayın. Sağ tıkladığımızda 3 seçenek karşımıza çıkacak. Bunlar sırayla Kişilere Ekle, Engellenenlere Gönder ve Sil. Biz burada daha çok 'Sil' seçeneğiyle ilgileneceğiz. Ancak 'Kişilere Ekle' kısmına da değinmeden geçmeyelim. Kişilere Ekle seçeneği eğer aktif görünüyorsa, yani çıkan yazı koyu renkteyse, bu tıkladığınız kişi sizin kişi listenizde yer almıyor demektir. Yani bu kişiyi bir şekilde silmişsiniz. Sil seçeneğine dönecek olursak, eğer bu seçenek aktif görünüyorsa, bu kişi sizi büyük bir olasılıkla listesinden silmiş demektir. Pasif görünümünde ise böyle bir durum söz konusu değil.

    İşte silinip silinmediğimizi öğrenmek bu kadar basit. Ancak bu yöntemin %100 işe yaradığını söylememiz doğru olmaz. İstisnaları da görüldüğü için biz bu yöntem için istisnalar dışında genellikle işe yarar bir yöntem diyebiliriz.

    Yalnız dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Bazı web siteleri MSN listenizde sizi kimin engellediğini veya sildiğini bulabileceğini iddia ederek sizden şifre talep ediyor. Ancak uyarmalıyız ki bu tür sitelerde güvenliğiniz için asla şifrenizi girmemelisiniz. Bilinmeyen ellere kendi elinizle şifrenizi girdiğinizde olabilecekleri siz düşünün...

    Beni kim engellemiş?

    Bilindiği gibi kişi listesinden birisini silmek veya engellemek tamamen aynı şeyler değil. Kişi listesinden birisini sildiğimizde artık o kişi listemizde yoktur. Ancak engelleme bundan farklı olarak geçici bir bariyer görevi görür. Yani o kişi hala sizin listenizdedir, ancak onunla bir şekilde görüşmek istemediğinizden o kişiyi bir süre için engelleyebilirsiniz.

    Bugüne kadar silme yöntemi bilinirken kimin sizi engellediğini bulmanın bir yolu yoktu. Ancak artık kimin sizi engellediğini görmenizi sağlayan bir yöntem de var. Bunun için yapmanız gerekenler ise şöyle: Önce listenizdeki kişiye Messenger açıkken sağ tıklayıp Görünüm / Profil seçeneğini seçin. Açılan sayfada ise soldaki resmin altında Profil ayrıntılarını göster seçeneğini göreceksiniz. Bunu seçerek işleme devam ediyoruz. Karşınıza çıkan sayfada Web Görünümü ve Messenger Görünümü şeklinde iki kısım olacak. Şimdi engellendiğimizi nasıl anlayabiliriz ona bakalım: Eğer Web Messenger görünümü ve Messenger görünümünün ikisini de bu sayfada görebiliyorsanız bu kişi sizi engellememiş oluyor. Ancak Messenger görünümü kısmı bu sayfada yer almıyorsa bu kişi sizi engellemiş demektir.

    Ancak daha önce de dile getirdiğimiz gibi bu yöntem de %100 sonuç verecek diye bir kural yok. Ancak yanılma ihtimalinin düşük olduğunu da eklememiz gerekiyor.

    Sonuç olarak, engellendiğimizi ya da silindiğimizi anlamanın yolları var. Bunun için siz siz olun, asla bilmediğiniz programları, web sayfalarını kullanarak bunu öğrenmeye çalışmayın. Güvenliğiniz açısından bu detay çok önemli.

    Messenger'a giremediğimizde ne yapabiliriz?

    Live Messenger'ın çalışmaması az rastlanılan bir durum değil. Sorun ya MSN sunucularından, ya telekomdan, ya da sizin internet bağlantınızdan kaynaklanıyor. Ancak internet bağlantınız varsa, hangi şekilde olursa olsun Messenger'ınızdaki kişilere ulaşmanız mümkün. Bunun için hazırlanmış web sayfaları var.

    Microsoft, bu hizmeti kendi veriyor olsa da, e-buddy gibi daha gelişmiş özelliklere sahip siteler de bulmanız mümkün. E-buddy, Messenger'a giriş yapamadığınızda size yardımcı olabilir. Elbette Live Messenger yazılımının sunduğu özelliklerin çok kısıtlı bir bölümünü size verse de, Messenger'a girmeniz gereken durumlarda işinize çok yarayabilir.

    Ayrıntılar için :
    www.ebuddy.com

    Live Messenger ve Hotmail paralı olacak mı?

    E-postalarımıza sıklıkla gelen asparagas bir haber var. Bu habere göre Microsoft'un Hotmail hizmetinin paralı olacağı söyleniyor. Ancak bu tabii ki doğru değil. Microsoft'un resmi sitesinde bu haberi duymadan, kulakdan dolma haberlere aldırış etmemeniz gerekiyor. Kullanıcıları kandırmaya yönelik atılan bu postalaradikkat edilmesi gerekiyor. İşte size bu konuda yaşanan iki olay:

    1. Hotmail adresime MSN'in paralı olacağına dair bir haber geldi ve haberin altında da bir link vardı. Link'e tıklamamız için ise bir bahaneleri vardı: Bu linke tıklayarak en kısa yoldan güncelleştirmeleri yaparsanız, siz bu durumdan etkilenmeyeceksiniz. Buna o zamanlar kandığım için tıkladım, sonra benden bu değişikliği yapabilmem için şifrem istendi. Ben de inanıp yazdım. İnanmam için her şey yapılmıştı, zira girdiğim sayfa MSN'in resmi web sitesinden farksızdı, olta sayfa olduğunu anlayamadım. Sonra aradan birkaç dakika geçince varolan şifremle hesabıma erişememeye başladım. Anladım ki hesabımı çaldırmışım.

    2. Hesabıma bir e-posta geldi. Bu posta bana MSN'in paralı olacağını söylüyordu. Başta inanmadım ama bana BBC'nin resmi sitesine ait bir link verince merak edip klikledim. Çıkan sayfada gerçekten MSN acaba paralı olacak mı sorusu tartışılıyordu. Ben de neyse ki İngilizcem olduğundan yazıyı biraz olsun okudum, ancak bunun sadece bir söylenti olduğunu anlamam çok sürmedi. Yalnız işin ilginç yanı şuydu: E-posta bana 2008 yılının Ocak ayında geldi, bu haber ise BBC'ye 2001 yılının Ekim ayında girilmişti. Çok ufak bir detaydı ve gözden kaçırmamıştım, ama kaçıran binlerce insan vardır eminim.

    Bu iki olayın da gösterdiği gibi Live servislerinin en azından şimdilik paralı olması söz konusu değil. Güvendiğiniz kaynaklar dışında böyle bir haberi veren olursa kulak asmamanız daha yerinde olur.

    Hesap kapatma :

  • Hotmail hesabınızı kapatmanız için şu yolu izlemeniz gerekiyor: Hotmail adresinize girin, "Account" yani hesap bölümünü bulun ve tıklayın. Çkan yeni ekranda "setting" yani ayarlar kısmını bulun ve oraya da giriş yapın. Sonraki adımda ise sağda bir ibare göreceksiniz: "Hesabı Kapat". Buraya tıklayın...

    Çıkan ekranda e-posta adresinizi göreceksiniz. Hemen altına şifrenizi girin ve devam edin. Bu işlemden sonra hesabınız deaktif olacaktır. Ancak bu adımla hesabınızı tamamen silemezsiniz. Bunun için 60 gün beklemeniz gerekiyor. 60 gün boyunca bu hesaba hiç erişmezseniz, hesap kendini otomatikmen kapatacaktır. Burada beklemenizin nedeni 60 gün içinde fikrinizin değişmesi durumunda tekrar hesabınızı aktif hale getirebilmeniz.

    7 adımda güvenlik

  • İnternet denince güvenlik kavramını gözardı etmemiz elbette mümkün değil. Güvenliğe gereken dikkati göstermeyen MSN hesabı olan kullanıcılar, maalesef bu hesaplarını bir şekilde çaldırabiliyor. Siz de güvenliğinize azami dikkat ederek bu tür olaylara mahal bırakmamalısınız. Bunun için size önereceğimiz birkaç yol var:

    1. Öncelikle şifreniz mutlaka farklı karakterlerden oluşmalı. Yani hem sayı, hem harf, hem de özel simgeler (@ gibi) beraber kullanılmalı. Bu şifrenizin güvenliğini oldukça yükseltir. Karakter sayısını da mümkünse 6'nın aşağısına düşürmeyin. Karakter sayınız ne kadar çok olursa o kadar iyi.

    2. İkinci bir e-posta adresi (alternatif adres) belirleyin. Hesabınızın çalınma ihtimaline karşı konulan bu yöntemle ikinci bir adres belirleyerek yeni şifrenizi bu adresinize isteyebilirsiniz. Bunu yapmanızda sonsuz fayda var, böyle bir durumla karşılaşıldığında imdadınıza yetişecektir.

    3. Gizli soru kısmı ise bir diğer önemli nokta. Mümkünse gizli sorunuz ve cevabınızın birbiriyle ilişkisi olmasın. Sizi tanıyanların cevaplayabilecekleri soruları ve cevapları seçmemeniz yerinde olur.

    4. İnternet kafe gibi yerlerde zaruri olmadıkça hesabınıza girmeyin. Çünkü sistemde kaydınız tutuluyor olabilir ve şifrenizi çaldırmanız işten bile değil.

    5. Sisteminizi düzenli olarak casus yazılımlara ve benzer zararlılara karşı taratın. Keylogger gibi bir yazılımla izleniyorsanız şifrenizi istenmeyen kişiler öğrenebilir.

    6. Şifrenizi hiçbir yere yazmayın, mümkünse unutmanızın çok zor olduğu bir şifre seçin.

    7. Bilmediğiniz sitelere asla şifrenizi girmeyin. Bazı siteler, sizi engelleyenlerin kim olduğunu gösterme iddiasıyla şifre istemektedir. Bu konuda dikkatli olmalısınız.

    Siz kendi önleminizi alırsanız, sizden kaynaklanan bir güvenlik açığı kalmamış olur. Unutmayın, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar zor bir şifre belirlemeniz güvenliğiniz için yeterli değildir.

    Haber Kaynağı :
  • Hürriyet Teknoloji
  • CHIP Online
  • February 28

    .

      

                   İstanbul Yoktu Sen Olmasan
    Ben nice İstanbul’lular gördüm sana gelinceye kadar 
    Kirli paçavralara benzerdi insanları
    Dostluktan, vefadan yoksun.
    Bölünmüş, dağılmış, parçalanmış
    Ve herbiri kendi ağırlığıyla ezilmiş, yorgun.
    Yüzümde dolaşan birer iğrenç böcekti gözleri
    Bir tutsam
    Yapışır kalırdı ellerime en çirkin yerleri
    Evlerinde bulduğum yalnızlık
    Sokaklarında bulduğum upuzun bir kahırdı.
    Günler boyunca
    Bir başka karanlık gelirdi
    Karanlığın biri kaybolunca
    Güneşler doğardı görmezdim.
    Bir ses durmadan ölüme çağırırdı beni
    Bilmezdim bu şehirde senin yaşadığını.
    Bilmezdim...

    Zindandı bütün meyhaneler
    Duvarlar karaydı
    Köhne bir bizans eskisiydi İstanbul sensiz.
    Semt semt bir ağır yorgunluktu
    Sürekli bir aldanıştı sokak sokak
    Benden en uzak sevgilerde yaşadım yıllarca
    O büyük yalanlarda yaşadım.
    Senden habersiz bir ölü gibi
    Senden uzak zamanlarda yaşadım.


                                                    Mabetler yıkıldı içimde 
    Umutlar hayaller yıkıldı
    Bir gün bütün İstanbul yıkıldı.
    Sokaklar kaydı ayaklarımın altında
    Gün oldu kalabalık meydanlarında inançlarım yıkıldı
    Gün oldu
    Gözlerime çiviler çakıldı merhametsiz.
    Toz toz oldum, duman duman oldum
    Aldığını geri vermedi yıllar
    Yitirdim kendimi bu rezil şehirde
    Seni buluncaya kadar.


    Eskiden bir lale hatırlardım
    Yada mavi mavi bir deniz İstanbul denince
    Serin rüzgarlar okşardı saçlarımı
    Rıhtımlar balık balık kokardı.
    Ne zaman
    Yumsam gözlerimi bir gemi kalkardı.
    Vapur düdükleri durmadan öterdi.
    Eskiden bir İstanbul vardı bilmediğim
    Bana yeterdi.

    Sonra kaç yıl yaralı bir hayvan gibi
    Gezdim sokaklarında
    Sonra kaç yıl bir sevgi aradım
    İstanbul’u aradım.
    Belki de seni aradım bilmeden
    Ayaklarımın dibinde den,izler can çekişti
    Şehirler parçalandı
    Bir çağ öldü gözlerimin önünde
    Benim en güzel çağım öldü.
    Bizi topraktan yarattılar
    Gel gör ki...
    Bu şehirde
    Benim toprağım öldü.
    Seni aradım bu şehirde yıllarca
    Yana yakıla seni..
    Sen kimdin, sen neredeydin kimbilir.
    Hep böyle sensizmiydi bu şehir.
    Bu şehir İstanbul’muydu ?
    Öyleyse sensiz yaşanmazdı bu şehirde
    Gemiler demir almazdı
    Trenler işlemezdi
    Sen olmasaydın
    Bir ömür bitip
    Yepyeni bir ömür başlamazdı içimde
    Bahar gelmezdi
    Ağaçlar çiçek açmazdı
    Seni bulmasaydım
    Ve ben yoktum
    İstanbul yoktu
    Sen olmasaydın.
                         

    Ümit Yaşar Oğuzcan

    Ben Sana Mecburum
    ben sana mecburum bilemezsin
    adını mıh gibi aklımda tutuyorum   
    büyüdükçe büyüyor gözlerin
    ben sana mecburum bilemezsin                  ağaclar sonbahara hazırlanıyor                                                                            
    içimi seninle ısıtıyorum                              bu şehir o eski Istanbul mudur                                                           
                                                                    karanlıkta bulutlar parçalanıyor
                                                                   sokak lambaları birden yanıyor
                                                                   kaldırımlarda yağmur kokusu        
                                                                   ben sana mecburum sen yoksun 
    sevmek kimi zaman rezilce korkuludur                                   
    insan bir akşamüstü ansızın yorulur
    tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    hangi kapıyı çalsa kimi zaman                 
    Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
    arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu       eski zamanlardan bir cuma çalıyor
                                                                 durup köşe başında deliksiz dinlesem
                                                                 sana kullanılmamış bir gök getirsem
                                                                 haftalar ellerimde ufalanıyor
                                                                 ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
                                                                 ben sana mecburum sen yoksun
    belki Haziran'da mavi benekli çocuksun
    ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden
    belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun
    bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor                          
    belki korsun kırılmışsın telaş içindesin        ne vakit bir yaşamak düşünsem                      
    kötü rüzgar saçlarını götürüyor                 bu kurtlar sofrasında belki zor
                                                                ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
                                                                ne vakit bir yaşamak düşünsem
                                                                sus deyip adınla başlıyorum
                                                                içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
                                                                hayır başka türlü olmayacak
                                                                ben sana mecburum bilemezsin.

                                                                              Atilla İlhan
     
     

                                                                                                 
                                                              Gidersen Yıkılır Bu Kent                                                            
    Gidersen yıkılır bu kent, kuşlarda gider 
    Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
    Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
    Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
    Biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı
    Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

    Gidersen kim sular fesleğenleri
    Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

    Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
    Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
    Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
    Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
    Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
    Birde seni ekliyorum susuşlarıma

    Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
    Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
    Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
    Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
    Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
    Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

    Gidersen kar yağar avuçlarıma
    Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

    Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
    Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
    Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
    Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
    Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
    Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

    Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
    Sis ve intihar çöküyor bütün birhanelere
    Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
    İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
    Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
    Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

    Gidersen yıkılır bu kent kuşlarda ölür
    Bir tufan olurum sustuğun her yerde
                                                                                                                                 Ahmet Telli
     

       ZAMAN HERŞEYİ ÖĞRETİR;

     
     
                                                                                                                                                                                                                                     KAH UNUTMAYI KAH UNUTULMAYI...
    Hayatı  Kendine  Mendil  Edersen  O; Senden  Daima  Gözyaşı  İster  
                                           
     
     
                                                                                                                                              "   HER GÖZ FARKLI RENKTEDİR AMA GÖZYAŞLARI TEK RENKTİR   "
      
    Hasret
    		
    yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli
    belini sarmayalı
    gözünün içinde durmayalı
    aklının aydınlığına sorular sormayalı
    dokunmayalı sıcaklığına karnının.
    yüz yıldır bekler beni
    bir şehirde bir kadın.
    aynı daldaydık aynı daldaydık
    aynı daldan düşüp ayrıldık
    aramızda yüz yıllık zaman
    yol yüz yıllık.
    yüz yıldır alaca karanlıkta
    koşuyorum ardından.

     

                                                                                                                                                                                                                                                  

                    



     
    Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Gözyaşlarıma, ellerinizle?
    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.
    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.
        

                                                                                                                             Orhan Veli KANIK  

     
     
                                                                    
    Orhan Veli
                                                                                                                              

                                                                              
                       HAYAT BU YA! BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ...               
          

                                                                                                                                                   

                                                                                                                     


                                                                                                                                                                  

    Gitmek istiyorsan gidebilirsin
    Biz ne ayrılıklar görmüş adamız
    Çekinme sende vur sırtımdan beni
    Biz ne ihanetler görmüş adamız 
     

    Aldırma sen benim yalnızlığıma
    Aldırma sen benim gözyaşlarıma
    Boşver sende kalmış yarınlarıma
    Biz kadere çelme takmış adamız. 

      Sevsen gidemezdin sevsen bırakamaz
    Sevsen çıldırırdın seven ne yapmaz
    Git bu ateşte beni kül etmez yakmaz
    Biz ne cehennemler görmüş adamız  
    Hadi daha çabuk daha acele  
     Git başka kollara git güle güle 
     Sende unutursun adımı bile      
       Biz ne vefasızlar görmüş adamız


    Hep aynı hikaye hep aynı masal
    Sen bu şarkıyı git başka yerde çal
    Al yanı başımdan gölgeni al
    Biz ne yalnızlıklar görmüş adamız  


                                                                                    Ahmet Selçuk İlkan                                                                                                                              
     
     
     
       Bir yeşil beste doğar bir sevda sonrası ekiln umutlarla ; Şaire armağan bir kaç mısra tomurcuk   misali dökülen  satırlarda...Aşk olmasaydı, ayrılık olmasaydı doğarmıydı şairler?